Fotoğraf Hikayeleri

Ağustos 10, 2007

TELAFİ BABINDA I. (Fotoğrafsız)

Kategori: Uncategorized — kozalak @ 11:11 am

1-       Roman yazarı, şairin beklediği esini beklememelidir. Zira bu esin hiç gelmeyebilir. Bir şairin aksine bir romancı, kağıdı kalemi eline aldığı anda yazacak birşeyler mutlaka bulur. Yazarken düşününür. Konuşurken aklına yazar. Zaten bunları beceremiyorsa, işi bitmiş demektir.

2-       Sevgili kardeşim A. K., 2000 yılında Zadie Smith’in White Teeth (İnci Gibi Dişler, 2001, Everest yayınları) için anlaştığı yayınevinden 500.000 sterlin avans aldığını, Hindistan asıllı İngiliz yazar ve romancı –tipsiz- Salman Rushdie’nin New York’un en seksi kızıyla yattığını öğrenince neredeyse aklını yitirecekti. Edebiyatın artık para ve şöhret getiren bir iş olduğunu ve insanların sırf bu sebeple yazar olmak istediğini söyledi. Eskiden, demişti, Popçu olmakta ve Fenerbahçe’ye transferde şöhret ve para vardı yalnızca, bu gün yazarlıkta. Hak vermiştim. Bu gün de hak veriyorum.

3-       Kireç badanalı duvara kömürle adını yazdım bir gemi resmi çizdim üstüne balıklarını dizdim gemi aldı götürdü seni tükürdüm mavisine sildim denizlerini bozdum       Oktay Rifat

4-       Bu gün sanat olarak bilinen (Resim, tiyatro oyunu, kalsik müzik uğraşıları vs.) şeylerin aslında söz gelimi 18.-19. yüzyıllarda ve daha öncesinde sıradan birer eğlence kaynağı olduğunu görüyoruz. Sanırım bunun nedeni uğraşılacak yada eğlence kaynağı olabilecek şeylerin o dönemlerde var olmamasıdır. Bu gün sinema, televizyon gibi şeyler birer eğlence aracı olduğundan artık eskiden sanat olmayan diğer türlerle ilgilenen insanları özellikli bir yere koydu. Şu halde bu günü de geçmiş gibi düşünürsek yüksek sanat yada sıradan sanat yada eğlence denen şeylerin aslında aynı olduğunu görmüş oluruz.  Be nedenle ben yüksek sanat dallarıyla ilgileniyorum, diyerek kasılan arkadaşların kasılmaları için bir neden kalmadığı da anlaşılmış olmuyor mu?

5-       Yusuf Atılgan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Bilge Karasu, Henry James, William Golding, Saol Bellow, B.S. Thompson, James Loyce, William Faulkner, Ezra Pound, Joseph Conrad, T.S. Eliot, Samuel Beckett, Thomas Mann, R.M. Rilke, E.E. Cummings, Oktay Rifat, Şeyh Galib, Abdülhak Şinasi Hisar, Yahya Kemal Beyatlı. Sadece bazı şair ve yazarlardı. Ve o yolun yolcusuydular.

6-       Sedire oturup radyoyu açtım. Piyano dinlemek istiyordum ama yoktu. Sanki bütün dünya konuşuyor, dans ediyor, operaya gidiyordu.
       Şu kutunun içinde bana piyano çalacak birini bulamıyordum. Yalnızdım. Kapadım kalktım. Duvarda “İkindi kahvaltısı” asılıydı: Yapma ışıkta bozluğu daha bir boz, kahredici. Masanın üstünde sigara küllüğü vardı. Biçimsiz. Kim koymuş onu kitapların önüne? Kaptığım gibi pencereden sokağa fırlattım. Kapalıymış, cam kırıldı. Karşı apartmanın yüzünde bir perde kalktı; bir kadın kımıldamadan sokağa baktı. Yoksa o mu? Perde indi. Yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?
(Yusuf Atılgan, Aylak Adam)

7-       Hep söylerim ve söylemeye devam edeceğim; adam olmuş adamların önce adam olmuş karıları olur.8-       Gelmiş-geçmiş ve gelecek en güzel Nobel Edebiyat Ödülü kunuşmasının William Faulkner’a ait olduğunu düşünürüm. Konuşma aynen şöyle: “Sonucunda, eli kalem tutan genç erkeklerin ve genç kadınların, kendi kendisiye çatışma halindeki insan yüreğinin sorunlarını unutmasına neden olacak genel ve evrensel fizikî bir korku ile karşı karşıyayız. Kendi kendi ile çatışan insan yüreği, hakkında yazılmaya değer, acı çekmeye, ter dökmeye değer tek şeydir çünkü…. Sanatçılar, kalbin eski hakikatlerini, doğrularını, aşkı ve onuru ve merhameti ve gururu ve şefkati ve fedakarlığı yeniden öğrenmek zorundadır. Bunlardan yoksun bir hikaye kısa ömürlü ve başarısız bir hikaye olabilir ancak… Ben insanlığın sonunun gelmek üzere olduğuna inanmıyorum. Kanımca insanlık varlığını sürdürmekle kalmayacak, tek egemen canlı da olacak. İnsan, ölümsüzdür. Sadece diğer canlılar arasında susturulamaz bir sese sahip değildir insanoğlu. Aynı zamanda, onu şefkatli, fedakar ve dayanıklı bir canlı kılan bir de ruha sahiptir. Şairin, yazarın işi bunlar hakkında yazmaktır. Şairin sesi sadece insanlığın kaydedilmiş sesi değildir. Şairin sesi insanlığın egemenliğini kurmasında destek olacak bir araç vazifesi görmelidir.”

9-       Melekler Erkek Olur, Çiçeklerin Tanrısı, İyi Dilekler Ülkesi ve Kalpten Parçalar nam kitaplarıyla tanıdığımız yazar Hamdi Koç, bir gazeteye verdiği röportajda ‘Gökten adam yağmıyor, kadınlar da biraz idare etsinler,’ buyurmuş. Saygıyla anıyorum.

10-    Müstear isim kullanmak her muharririn hakkıdır. Bu hem bir gelenek, hem de insanların ilgisinden sıkılan yazarlar için bir çıkış yoludur. Ben neden yapmayayım diye çok düşünmüşümdür.

11-    Dilerim ki her dem taze kalasın, kötü kokulara buhur, gözlerime fer, kitaplarıma esin olasın. Dilerim ki seni unutmayayım, ömür boyu kurtulmayasın(Avni Kantan, Susma Dünyası.)

12-     Canı canan istemiş vermemek olmaz ey dil, ne rica eyleyelim ol ne senindir ne benim (Fûzuli)

13-    2005 yılının Mart ayında Mustafa Nevzat İlaç Sanayii nam sağlık kuruluşunun Kocaeli/Gebze bölgesindeki boş bir araziye deşarj limit değerlerinin üzerine atık su boşalttığı belirlenmiş ve ceza olarak On dört bin üç yüz Yeni Türk Lirası para cesası verilmişti. Basında hakettiği ölçüde yer almayan bu haberin zannmıca Banu Alkan&Murat Taşçıoğlu arasındaki didişmeden daha önemli olduğunu inkar edilemez. Son günlerde Tuzla böldesindeki ‘Varil Faciası’nın üzerine bu zamanı geçmiş haberi vermeyi uygun gördüm. Bu olayı öğrendiğim tarihten itibaren Mustafa Nevzat imzalı ürünleri kullanmıyorum.

14-    Aşk neden yürümüyor? Garip bir soru, ama herkesin günün birinde kendine ve karşısındakine yada etrafındakilere sormak zorunda olduğu bir soru. Belki ilerleyen bölümlerinde konu hakkında fikirlerimi beyan ederim.

15-    Kimden nefret ediyorum: Yasa dışı iş yapan yasa memurlarından.

16-    Aforiz(masal) (b)eklentiler: Kültürü ve birikimi ve bakışı ve duruşuyla bizi her daim kendine hayran bırakan genç yazarların tartışmasız en büyük destekçisi ve  dostu Enis Batur, ‘Bir gün yolda cep telefonuyla konuşmayan bir kadına rastladım. Ciddi bir rahatsızlığı olduğunu düşündüm,’ buyurmuşlar isabetle. Saygılar.

17-    Kitap önerileri: Henry James, Bir kadının Portresi, YKY. Yusuf Atılgan, Aylak Adam, YKY. Hamdi Koç, Melekler Erkek Olur, YKY. 18-    (V)eda ederken: Edebiyatla her zamankinden daha çok ilgilenmemiz gerektiğini düşündüğümü bilmenizi isterim. Güzel cümle, anlamı da tekniği de. Görüş rica kipi. Dilimizde yeri var mı bilmiyorum. Yoksa çok yazık olmuş. Ama belki de artık olacak. Bilmiyorum. 

WordPress.com'dan blog alın.